Feylesoflar’dan Atilla Günhan ile…

Atilla Günhan: Tam hatırlamıyorum ama çevremizde birçok gitarist arkadaşlar vardı tek başına takılan. Kişi adları, grup adları, kimin ne yaptığı gibi bilgilerin akışı çevreden başlamıştı. Zaten 70’lerde gençlik içinde bir akım vardı. Ayrıca medya çok destek veriyordu. POP diye bir mecmua alırdık, Almanca idi ama poster toplamak için hiç kaçırmazdık. Bütün odamı a’dan z’ye o posterlerle donatmıştım. Aynı zamanda o dergiden grupların yaşantısını takip edebiliyorduk. Ayrıca Plak kolleksiyonu yapan arkadaşlaımız vardı, onlar sayesinde de bir takım bilgiler alıyorduk. Bu arada radyodan çok dinliyorduk ve dinlediklerimizi kasetçiye gidip kaydettiriyor evde de onları tekrar tekrar dinleyerek çalma stillerini öğreniyorduk. O zamanlar çogu bilgi Almanya ve İngiltere’den geliyordu belirli çevrelere.

Lolipop: O dönemki gençlik içerisinde popüler türler miydi ?

Atilla Günhan: Evet, özellikle büyük şehirlerde, İstanbul, İzmir gibi… bu tür müziklerin dinleyicisi vardı. Daha küçük yerlerde çok az sayıda yeni gençlik diyebileceğimiz rock müziğinin takipçileri vardı. Mesela Kütahya’da bir spor salonunda 4 bin kişi arasından sadece 4 kişi gelip bizi tebrik etmiş, Uriah Heep çaldığımız için geri kalan 3996 kişi yuhalamıştı.

Lolipop: Feylesoflar’ın konser repertuarında hangi yabancı parçalar vardı ve bestelere ne kadar yer veriyordunuz ?

Atilla Günhan: Jethro Tull’dan Aqualung, Deep Purple’dan Smoke on the Water, Soldier of Fortune, Child in Time, Uriah Heep’in hemen her albümünde parçalar ilk hatırladıklarım. Bütün parçaları çalıyorduk yani. Sweet Freedom albümü, Return to Fantasy albümü, Mesela Why Did You Go parçasının Türkçesini bile yapmıştık ama ne yazık ki kayıtlarımız yok bu çalışmalarımızda. İstanbul TRT’sinde birkaç cumartesi “Feylesoflar Sizlerle” diye programlarımız olmuştu. Bu kayıtları tekrar bulmayı çok isterim. TRT’de kayıtlarımız var ama maalesef ulaşamadım bu konulara.

Lolipop: Uriah Heep ve Jethro Tull dışında takip ettiğiniz yerli, yabancı hangi müzisyenler/gruplar vardı ?

Atilla Günhan: Grubun içindeki elemanlara göre değişiyordu. Gitar çalan arkadaşlarımız daha çok Bob Dylan, Joan Baez dinlerken ben Emerson, Lake and Palmer, Rick Wakeman, Yes bazen değişik müzik tarzları, Temptation, Animals, Barabbas, Chicago da dinlerdim/dik ve dahası… ama şimdi hatırlamak güç. Kısacası o zamanlar İstanbul’da Levent, Etiler çevresinde ne gibi bilgi alırsak ya da radyolardan ne gibi gruplar takdim edilirse hemen bulur dinlerdik.

Lolipop: Uriah Heep’ten etkilenen biri olarak “From Sirius To The Earth” adlı besteniz haricinde -tabi ben yanılmıyorsam- Hammond org kullanmamanıza saşırdım açıkçası. Bunun nedeni mali sebepler miydi, yoksa başka org’ları mi tercih ediyordunuz ?

Atilla Günhan: Hammond dediniz de aklıma güzel bir anımız geldi; Ken Hensley’nin orgunu bulmuştuk satılık olarak. Mektuplaştık bir şirketle, bu düzeye gelmiştik yani ama paramız yetmemişti almaya. Daha sonra Ian Anderson’dan Keith Emerson’a kadar birçok müzisyene mektup yazdık; aletlerinizi atmayın, bize verin diye.

Lolipop: 60’ların sonlarından 70’lerin ortasına kadar sizler gibi müzik yapan, konser veren, kayıt yapan fakat plakları basılmayan, adlarını hatırladığınız gruplar var mı ? Varsa onlarla ilişkileriniz nasıldı ? Mesela benim duyduğum İskeletler adında bir blues grubu varmış o dönem.

Atilla Günhan: İskeletler ismini duyduğumu hatırlamıyorum. Bakırköy’den bir grup tanımıştık yarışmalarda. Bizim zamanımızda birçok tanınmış müzisyen vardı ama onların hemen hemen çoğu piyasa müziği dediğimiz müzikle uğraşirdi. Çok kaliteli jazz müzisyenlerimiz vardı. Hard Rock olarak tanıdığım amatör bazda müzik yapan şahıslar vardı. Grup olarak sadece liselerarası müzik yarışmasından tanıştıklarımız oldu. Bizim gibi Uriah Heep ve Jethro Tull’e uğraşanı tanımadım ama Deep Purple takip eden birkaç kişi tanıyordum. Ama grup olarak bizim gibi hem piyasada hem de özel konserler veren, devamlı iş peşinde koşan birilerini tanımadım. Bu arada, biz ayrıca Perde ve Sahne Sanatçıları Sendikası’nın özel grubu olarak piyasa müziği ile de uğraşıyorduk. Ama piyasa müziği kadromuzla Hard Rock yapan kadromuz farklı oluyordu bazen.

Lolipop: Bu kısa sohbete zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Atilla Günhan: Ben teşekkür ederim. Daha başka sorularınız olursa çekinmeyin… anlatacak, konuşacak çok şeyler var her zaman.

Feylesoflar’dan Atilla Günhan ile…” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: